Meksika’nın kuzeydoğusunda Chihuahua Çölü’nde bulunan ayak izleri, ilk insanların yaşadığı iklim koşullarını anlamamız için kilit ipuçları sunuyor. Arkeolojik Bilim Dergisi’nde yayınlanan yeni veriler, iki farklı iz setinin aynı bölgede bulunduğunu ve iklimin Holosen boyunca nasıl değiştiğini ortaya koyuyor.

1961 yılında bir yol inşaatı sırasında tesadüfen keşfedilen ilk iz, zamanla ayrıntılı olarak betimlense de asıllarının müzede kaybolduğu için yeniden incelenemedi. Bu arayışa devam eden ekip, 2006’da taş ocağında başka bir iz daha buldu. Projenin baş araştırmacılarından Dr. Nick Felstead, müzede olan parçalarla bu yeni izlerin aynı malzemeyle korunmuş olduğunu belirterek, kayıp izlerin yeniden keşfedildiğine vurguluyor: “Bu yüzden bu kez yeni bir keşif değil, kaybedilen izlerin yeniden hatırlanması söz konusu.”

İzlerin doğruluğunu teyit etmek için bilim insanları çevreleyen çoğunlukla oksijen ve karbon izotoplarını kullanarak hesaplamalar yaptı. Bu sayede izlerin yaklaşık olarak 10,5 bin yıl öncesine kadar uzandığı, dolayısıyla iki setin de bağımsız oluşmuş olabileceği düşüncesi güçleniyor. Felstead’a göre “Yaş bakımından birbirlerinden ayrı olan iki set, aynı anda mevcut olmamış olabilir.”
Traverten adı verilen su kireçtaşı benzeri minerallerde bulunan izler, onları en iyi şekilde korumuş. Uranyum içeriği zamanla bozunarak toryum oluşumuna yol açtığı için, ekip bu oranın hesaplanmasıyla ayak izlerinin yaşını belirleyebildi. Bölgenin iklimi, bugün bildiğimizden daha nemliydı ve Holosen’in sonunda çöl hâlâ buzullaşma sürecinin içindeydi; bu dönemde kuraklık yeniden başlamış olabilir. Felstead, “Çöl, ıslak olduğu dönemlerde yaşamın sürekliliğini mümkün kılan bir pencere sunuyordu.” diye özetliyor.
Not: Haberin ayrıntıları Elif Begüm İltan tarafından kaleme alındı.