Günümüzden yaklaşık 100 milyon yıl önce oluşmuş bir amber parçasında, 18 minik çiçekten oluşan bir demetin içindeki tohum üretim süreciyle eşeyli çoğalmanın en erken kanıtı bulundu. Bu bulgu, mezozoik dönemin orta aşamasında çiçekli bitkilerin (angiospermler) dünyadaki ekosistemleri nasıl değiştirdiğini ve çeşitliliği nasıl desteklediğini yeniden aydınlatıyor.

Oregon State Üniversitesi ile Almanya’daki araştırmacıların birlikte yürüttüğü çalışma, fosil içeriklerin, Texas Botanik Enstitüsü Dergisi’nde yayımlanarak güvenilirlik kazandığını gösteriyor. Amberin içinde korunmuş bu çiçekler, o dönemdeki iklim ve biyolojik etkileşimin izlerini taşıyor. Çiçek demetinin tamamen saklı kalması, tüylü ve zengin yapısının yıllar boyunca bozulmadan gün yüzüne çıkmasını sağladı.

Bilim insanları, polen tüpünün stigmayı delip içeriye girdiği mikroskobik görüntüyü çiçekli bitkilerin üremesindeki ana adımlardan biri olarak vurguluyor. Bu süreç, yumurtanın döllenmesi ve tohum oluşumunun başlaması için gerekli atmosferi oluşturuyor. Oregon Eyalet Üniversitesi’nde Birleştirici Biyoloji Bölümü’nde fahri profesör olan George Poinar, bu fosil bulgusunun polen taşıyan böceklerle bitkiler arasındaki eski etkileşimi net şekilde gözler önüne serdiğini belirtiyor ve amber içindeki korumanın doğa tarihini anlamada ne kadar değerli olduğunu sözlerine ekliyor.
Çiçekli bitkilerin erken evresine işaret eden bu fosiller, o dönemde kozalaklılar, eğrelti otları, yosunlar ve palmiyeler gibi diğer bitki gruplarıyla yan yana bulunuyordu. Mikropetasos cinsi olarak adlandırılan yeni keşif, bu tescillenmiş fosillerin bir parçası olarak henüz tanımlanmış durumda. Bilim insanları, polenin yapışkan görünümünün çevresel etkileri ve diğer türlerle olan ilişkileri hakkında önemli ipuçları sunabileceğini belirtiyor. Myanmar Hukawng Vadisi’ndeki amber yataklarından çıkan bu kalıntı, o dönemin ekoloji ve evrim dinamiklerini aydınlatmaya katkı sağlıyor.
Saygın bir haber olarak kayda geçen bu bulgunun geliştirici yönleri, çiçekli bitkilerin evrimsel yolculuğunu ve günümüzde hala etkisini sürdüren üreme mekanizmalarını anlamaya yöneliktir. Mikropetasos burmensis olarak adlandırılan bu yeni tür, amber içinde korunmuş nadir parçalardan biri olarak bilim dünyasında değer kazanıyor.