Roma topraklarında uzanan yolda toplam 80.000 kilometrelik bir ağdan söz edilir. Kayıtlar, en önemli güzergahların doğrudan imparatorluğun iskan politikalarıyla inşa edildiğini gösterir; ordunun kolluk yol giderleri de askerlerce karşılanırdı. Geri kalan yollar ise yerel halklar ve toprak sahipleri tarafından yaptırılırdı. Amaç, yolculukları mümkün olduğunca kısa sürede tamamlamak olduğundan güzergahlar çoğunlukla düz hatlar halinde planlanırdı.

İnşa materyalleri bölgesel kaynaklara göre değişiklik gösterse de yöntemler büyük ölçüde benzerdi. Kavşaklardan yola döşenen altyapıda suyun akışını sağlamak için set adını verdikleri yükseltiler kullanılırdı. Setin yüzeyi kum veya çakıl gibi ince malzemelerle kaplanırdı. Yolun en üst kısmına ise dayanıklı taş parçaları ya da iri çakıllar, çakmak taşı gibi sert malzemeler konulurdu.

Geleneksel inşa yaklaşımı ile Roma mühendisleri, suyun yönlendirilmesi ve drenajın sağlanması konularında uzmanlaşmıştı. Böylece uzun mesafeli seyahatler, bakım ve onarım kolaylığıyla daha güvenli hale gelirdi.