Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından sınıflandırılan Dünya Mirası Sit Alanları, hem kültürel zenginlikler hem de doğal güzellikler açısından dünya çapında kritik değer taşır. 2013 itibarıyla toplam 981 adetten oluşan bu alanlar, 759 kültürel, 193 doğal ve 29 farklı özelliğe sahip olarak kayıtlara geçmiştir. Aşağıda, öne çıkan bazı dünya mirası sit alanlarını yeniden derleyen kısa bir liste bulacaksınız.
Machu Picchu, Peru – 1983 yılından bu yana dünya mirası listesinde yer alan bu İnka çağından kalma şehir, Cusco’nun yaklaşık 80 kilometre kuzey-batısında, deniz seviyesinden ~2.430 metre yükseklikte konumlanır. Pek çok araştırmacı tarafından Inka İmparatoru Pachacuti için bir miras olarak inşa edildiği düşünülen bu antik kent, Peru’nun en çok ziyaret edilen turistik destinasyonu olarak öne çıkar.
Giza Piramitleri, Mısır – 1979 yılından beri dünya mirası statüsünü koruyan bu antik kompleks, Büyük Piramitler ve Büyük Sfenks gibi yapılarla ünlüdür. Kahire’nin güneybatısında, Nil Nehri kıyılarında yer alan bu alan, Yunan ve Mısır antik mirasını bağlayan önemli bir simgedir. M.Ö. yaklaşık 2584-2561 yılları arasında inşa edildiği düşünülen piramitler, listede halen mevcut olan en eski ve en tanınan siteler arasındadır.
Çin Seddi, Çin – 1987’den beri Dünya Mirası listesinde üst sıralarda yer alan Çin Seddi, insan yapımı en uzun savunma hattı olarak bilinir. Boyutlu bakımdan dikkat çekici olan bu yapı, 14. yüzyılda kuzeydeki göçebe baskılarına karşı inşa edilmiştir. Uzunluğu yaklaşık 8.850 kilometre olan bu muazzam savunma hattı, dünyanın en tanınan duvarı olarak kabul edilir.
Bagan Kenti, Burma (Myanmar) – 1996’dan beri Dünya Mirası listesinde olan Bagan, Pagan Krallığı döneminde başkentlik yapmıştır. 11. yüzyıldan 13. yüzyıla uzanan süreçte inşa edilen 10.000’den fazla tapınak ve pagoda arasından günümüze ulaşan 2.200’ü aşkın yapı bugün hâlâ ayaktadır ve Myanmar’ın en çok ziyaret edilen bölgelerinden biridir.
Tac Mahal, Agra, Hindistan – 1983 yılından itibaren dünya mirası sayılan bu beyaz mermer anıt, Şah Cihan’ın eşi için 1632–1653 yılları arasında yaptırılmıştır. Eşsiz kubbesi, kubbenin üzerinde yer alan nilüfer motifleriyle öne çıkar ve Hindistan’ın en ikonik simgelerinden biri olarak kabul edilir.
Mont Saint-Michel, Fransa – 1979 yılından bu yana Dünya Mirası listesinde olan bu kayalık ada, Normandiya sahilinde yaklaşık 1 kilometre açıkta konumlanır. Adanın en yüksek noktası deniz seviyesinden yaklaşık 92 metre yüksekliktedir ve her yıl milyonlarca ziyaretçi tarafından ziyaret edilir. Dalgalı sular adayı kara ile günlük olarak bağlar veya ayırır; adadaki kale ise dünyanın en güzel yapılarından biri olarak nitelendirilir.
Angkor Wat, Kamboçya – 1992’den beri Dünya Mirası listesinde olan bu devasa tapınak kompleksi, başlangıçta Hindu tapınağı olarak inşa edilip bugün Buddha’san tapınağına dönüşmüştür. 12. yüzyıl başlarında Khmer Kralı II. Suryavarman tarafından inşa ettirilen Angkor Wat, ülkenin sembolü haline gelmiş ve en çok ziyaret edilen sitelerden biri olarak öne çıkar.
Atina Akropolisi, Atina, Yunanistan – 1987’den bu yana Dünya Mirası listesinde olan bu antik alan, Parthenon’un kalıntıları ve bölgenin tarih boyunca Avrupa’nın en önemli miraslarından biri olarak kabul edilmesini sağlar. Şehir manzarasının üzerinde yükselen bu kaya oluşumu, ziyaretçilere antik dünyayı yakından hissettirir.
Rapa Nui Milli Parkı, Paskalya Adası – 1995’ten beri Dünya Mirası listesinde olan Rapa Nui’de, moai olarak adlandırılan dev kaya heykellerinin bulunduğu alan, 1250–1500 yıllarında halkın inşa ettiği için önem taşır. En ünlüleri arasında ∼10 metre yüksekliğindeki parçalardan oluşan devasa figürler yer alır ve bu heykeller dünyanın en ikonik arkeolojik simgelerinden kabul edilir.
Chichen Itza, Meksika – 1988’den beri Dünya Mirası listesinde olan bu Maya kent merkezi, bölgede Kolomb öncesi döneme ait en büyük şehirlerden biridir. Ayrıca Kuzey Maya bölgelerinin uzun süre odak noktası olmayı sürdürmüş ve her yıl yaklaşık 1,2 milyon ziyaretçiyle Meksika’nın en yoğun ilgi gören arkeolojik alanlarından biridir.
Hazırlayan: Sevcan Güneş – Nereye Dergisi








